Viyana Öyküleri - 01

Joseph Haydn - 1. Bölüm

Çoğunuz Joseph Haydn'ın adını duymuşsunuzdur. Müzik tarihinin dehası Wolfgang Amadeus Mozart'ın adını duymayan ise neredeyse yok gibi. "Viyana Öyküleri" başlıklı bu yazı dizisini Haydn'ın ve Mozart'ın öykülerini oluşturacak.

Neden böyle bir başlık? Diye düşünenler için küçük bir not. Her iki besteci -Beethoven ile birlikte- "Viyana Klasikleri" olarak müzik tarihinde yerini almış; Klasisizmin sınırlarını genişletmiştir. Haydn ve Mozart, dil benzerliğinin yanı sıra başka ortak özelliklere sahip olsalar da, kişilik olarak birbirlerinden çok farklıdır. Mozart, çok küçük yaşta olgun bir besteci kimliğine bürünmüş asi ve avare ruhlu bir dahi; Haydn ise kendini özenle ve sabırla yetiştirmiş işçi, bir soylunun hizmetinde mutlu bir yaşam sürmüş besteciydi. Yazı dizisinin bütününde, bu fark sizin de dikkatinizi çekecektir...

Viyana Öyküleri, Haydn ile başlıyor:

Joseph Haydn'ın eserlerine baktığımızda uzun bir liste görürüz. 104 senfoni, 6 viyolonsel konçertosu, 2 flüt konçertosu, 3 korno konçertosu, üfleme ve yaylı çalgılar için 66 konser parçası, 7 marş ve serenat, oratoryo ve kantatlar. Ve daha pek çoğu... Haydn, bu eserlerin çoğunu 30 yıla yakın hizmet ettiği Esterhazy'nin sarayında besteler. Bu verimlilik, sadece sınırsız ilhamın sonucu mu? Elbette hayır. Esterhazy'nin sarayında her hafta düzenlenen dinletilerde seslendirilmek üzere istenen yeni eserlerdir bunun nedeni. Her hafta yeni bir eser bestelemeliydi! Her hafta yeni bir senfoni, yeni bir yaylı dörtlü veya başka formda bir eser. Çünkü Prens Esterhazy Ondan bunu istiyordu. Majestelerinin karşısında "Hayır yapamam!" ya da "Yetişmez!" deme şansı olabilir miydi? Olamazdı. İşte, bunun sonucu olarak uzayıp giden bir eser listesi vardır Haydn'ın. Müzik tarihinde "Senfoni ve yaylı dörtlünün babası" olarak kabul edilmesinin altında yatan neden de büyük olasılık bu.

İlk öykümüz, bugün de konser programlarında yer alan "Sürpriz" başlıklı 94 numaralı Sol Majör Senfonisine ait. Anlatılan farklı hikâyeler var bu eserle ilgili. Daha önce de yazdığımız gibi, hikâyeler zaman içinde farklılaşıyor. "Sürpriz senfoni" ile ilgili anlatılan hikâyelerdeki ortak nokta, konser sırasında uykudan gözleri kapanan dinleyicilerin, ayılıp tekrar konsere dönmelerini sağlamak. Bazı müzik kitaplarında, söz konusu senfoninin ilk seslendirilişinde Haydn'ın "Konser sırasında uyuyan leydileri uyandırmak istedim!" dediğini yazar. Başka bir hikâye daha var anlatılan. Bu hikâyeye göre, saraydaki konserlerde uyuklayan kişi Prens Esterhazy. Haydn da bu durumdan son derece rahatsız. Ama bunu bir prense nasıl dile getirebilir?

Haydn: ( Kendi kendine söylenerek ) Yenen ağır bir yemek! Ardından konser! Tabii ki uyursun! Majesteleri! Eserimin çalındığı sırada uyuklamanız beni sinirlendiriyor! Diyemem ki! Başka bir şey yapmalı. Evet. Buldum. Çok basit bir temadan oluşan yavaş bir bölüm. Sonra "Bam!" Sakin bir şekilde sürüp giden tema, ani ve çok güçlü bir akorla kesilecek birden. ( Gülerek ) Sürpriiiizzz! Uyanın Majesteleri!

Haydn bu cümleleri kurdu veya kurmadı. Düşündükleri buna yakın ya da uzak Bilmiyoruz. Ama yazılanlardan yola çıktığımızda; Eserinin seslendirilişi sırasında birilerinin uyumasının Onu rahatsız ettiği çok açık!

Rabia TAŞALTI





Atölye Hakkında | Özgeçmişler | Fotoğraf | Video | Yazılar | Basında | Etkinlik&Duyurular | İletişim

Teşvikiye mh. Şakayık sk. Nil Apt. No:55 Da:1 Nişantaşı - İstanbul
Telefon: (0 536) 475 25 71