Viyana Öyküleri - 08

Wolfgang Amadeus Mozart – 3. Bölüm

Figaro’nun Düğünü - K.492

"Figaro’nun Düğünü" dendiğinde çoğumuzun aklına sadece Mozart’ın tanınmış operası gelir. Aslında 1776’da Beaumarchais’in yazdığı bir oyundur. Mozart 1785’de dönemin ünlü şairlerinden Abbate de Ponte’ye yazdığı bir mektupta, bu oyunu operaya dönüştürmesini ister.
“Sonunda kardeşinden 2 Kasım’da yazılmış yirmi satırlık bir mektup aldım. Figaro’nun Düğünü” adlı operası üzerinde çalıştığını, başını kaşıyacak vakti olmadığı için mektup yazamadığını yazıyor ve bağışlanmayı diliyor… Ben bu oyunu bilirim. Çok yorucudur. Opera kesinlikle etkileyici kılınmak isteniyorsa, çevirinin serbest olması, sansürlenmemesi gerekir. Allah vere de sözler iyi olsa… Müziği konusunda hiç kuşkum yok. Ama kardeşinin, istediklerini tam olarak yaptırabilmesi için çok koşuşturması, bir hayli nefes tüketmesi gerekecek.”

Yukarıda verilen metin Leopold Mozart’ın, kızı Nannerl’e yazdığı 11 Kasım 1785 tarihli mektubundan alıntıdır. Leopold Mozart, Amadeus’un üzerinde çalıştığı operayı ve ne güç bir işin içinde olduğunu bu satırlarla anlatır. Leopold’un ortaya iyi bir müzik çıkacağı konusunda hiç şüphesi yoktur. Ancak eser, Beaumarchais’in acı, toplumsal ve politik yergileri yüzünden tartışmalara neden olan, sansürlenen oyunudur. Oyun, 1776 yılında yazılmasına rağmen sansürle ve karşılaştığı başka güçlükler nedeniyle ancak 1784’te sahnelenebilmiştir. Oyunun içerdiği toplumsal acı, politik olayların ve politikacıların yerilmesi, bazen hicvedilmesi nedeniyle zorluklarla karşılaşması, yazar Beaumarchais’in de başının ağrıması son derece doğaldı. Öyle ki, yazarın bir önceki oyunu “Seville Berberi” Figaro’nun Düğünü”nün yanında bardakta kopan fırtına gibi kalır. Bu durum, Beaumarchais Figaro’nun Düğünü’nün önsözünde yer alan sözlerinde açıkça görülür: “Seville Berberi’nde yalnızca otoriteyi biraz sarsmak istedim. Ama daha utandırıcı, daha dikkafalı bu yeni serüvende toplumun yapısını tepesinden tırnağına kadar hallaç pamuğu gibi attım…” Burada yazarın oyunun kahramanları ve olayların örgüsü hakkındaki şu sözlerini de eklemek gerek: “Savunmasını yaptığım bu yapıtta, ben devletlere saldırmıyorum. Bu yapıtı ancak vicdanları rahat olmayanlar zararlı bulabilir. Ben kişileri kafamda canlandırıyor, onları belli bir konuma yerleştiriyorum”

Toplumsal ve politik bir yergi olan oyunun bu niteliklerinin Mozart’ın operasında görülmediği öne sürenler olsa da; de Ponte’nin ve Mozart’ın oyuna ne denli bağlı oldukları, operanın olay örgüsünün ve önemli noktaların oyunla örtüşmesi öne sürülen durumun aksini ortaya koyan, dikkat çekici bir gerçektir.

Operanın nasıl yazıldığı, Da Ponte’nin Anıları’nda da anlatılır. Anlatılanlara göre Mozart, Da Ponte’ye “Figaro’nun Düğünü” adlı oyunu operaya uyarlayıp uyarlayamayacağını sorar. Da Ponte, bu fikirden çok hoşlanır ve Mozart’a tüm istediklerini yapabileceğini ancak, çok büyük güçlüklerle karşılaşacaklarını söyler. Da Ponte, Mozart’ın mektubuna cevaben yazdığı mektubunda, oyunun, İmparator tarafından yasaklanmasına duyduğu tepkiyi gösteren şu cümlesi de yer alır. “Haşmetmaaplarının riyaset ettikleri bir eğlencenin zarafetine ve görgü kurallarına ters düşebilecek ne varsa çıkartarak ayıkladım Pekâlâ sizin müzik beğeninize, ahlak konularına ilişkin basiretinize güveneceğim.”

1785 yılında Da Ponte ve Mozart opera üzerinde çalışmaya başlar. Opera tüm güçlüklere rağmen 1 Mayıs 1786’da ilk kez sahnelenir. Olacakları önceden gören Leopold Mozart, kızına şu satırları yazar: “ Figaro’nun Düğünü” sahneleniyor. Başarı kazanırsa bu bir sürpriz olacak. Çünkü kardeşinin karşısında çok güçlü entrikacıların bulunduğunu biliyorum.”

11 Temmuz 1786 tarihinde Weiner Zeitung da ilk temsil hakkında şu sözleri yazar:
“İlk gün izleyiciler gerçekten nasıl bir tutum sergileyeceklerini bilmiyorlardı: Önyargılı olmayan pek çok meraklının “Bravo!” diye bağırdığını işittim. Ama en üst katta mevzilenen serkeş takımı, yuhalamalarıyla şarkıcıların da, dinleyicilerin de kulaklarını sağır etmek için satılmış ciğerlerini var güçleriyle parçaladılar. Bu yüzden de, sonunda yapıt konusunda varılan kanılar birbirinden farklı oldu.”
…


Rabia TAŞALTI





Atölye Hakkında | Özgeçmişler | Fotoğraf | Video | Yazılar | Basında | Etkinlik&Duyurular | İletişim

Teşvikiye mh. Şakayık sk. Nil Apt. No:55 Da:1 Nişantaşı - İstanbul
Telefon: (0 536) 475 25 71