Ay Işığında Öyküler - 03

Ludwig van Beethoven - 3. Bölüm

"Bu senfoniyi Ona ithaf etmekten vazgeçiyorum. Evet, adını sildim işte. O da herkes gibi, alelade bir insanmış. Şimdi kendi hırsları uğruna tüm insanların haklarını çiğneyecek. Kendisini herkesten üstün görecek. Sonunda bir zalim, müstebit biri olacak! Senfoninin yeni adı "Kahramanlık Senfonisi" Vücudu hala hayatta olan ama ruhu çoktan ölmüş büyük bir adamın anısına!." L.van Beethoven

Bu haftanın porteye yansıyan öyküsü, Beethoven'ın "Eroica" başlıklı, 0p. 55, 3. senfonisine ait...

Senfoni Beethoven'in hayranlık duyduğu, o günlerde ezilen kitlelerin kurtarıcısı ve Fransız devriminin çocuğu olarak gördüğü Napolyon'a ithafen bestelenmiştir. Besteci, özgürlük ve eşitlik temalarını ustaca kullandığı bu senfonisini önce "Bonaparte Senfonisi" olarak adlandırır. Napolyon'un Fransa'da taç giyip, tahta çıktığını öğrenene kadar da bu böyledir. Öğrendikten sonra da Napolyon'un adını yazdığı gibi siler.

Beethoven'in kaleminden iki belge, 3. Senfoninin ilk olarak Napolyon için bestelendiğini doğrular. İlki, "Eroica"nın orijinal notasının ilk sayfasında karalanmış ithaf, ikincisi Beethoven'in eser hakkında yazdığı mektup...

Schirmer de Beethoven'in, Napolyon Bonaparte'ın tahta çıkışından sonra yaşadığı hayal kırıklığının ve kızgınlığın sonrasında; "Bu durumda, O da sıradan bir insandan başka birşey değilmiş. Şimdi O da tüm insan haklarını ayakları altına alacak, yalnızca kendi hırsını tarmin edecek. Herkese tepeden bakacak." dediğini, ardından "Bonaparte" ismini taşıyan 3. Senfoninin bulunduğu masaya giderek; Birinci sayfayı kavradığını, kopararak yere attığını yazar. Eserin birinci sayfası yeniden yazılır ve başlığı "Eroica" olarak değiştirilir. Reis ve Prens Leichnowsky, bu sahnenin görgü tanıklarıdır.

Beethoven'in Napolyon'a olan öfkesi o denli büyüktür ki, o günlerde sarayında çalıştığı Prens Karl Leichnowsky'nin Napolyon ordusuna mensup subaylar için verdiği bir davette, piyano çalmayı bile reddeder. Cumhuriyetçi Beethoven'dan insanı fazla da şaşırtmayan, şaşırtmaması gereken bir davranış. Bu davranıştan sonra ne olmuş olabilir? Prens Karl Leichnowsky ile Beethoven arasında geçen diyalog nasıldı dersiniz?

LEICHNOWSKY: Misafirlerimin huzurunda piyano çalmanı istiyorum

BEETHOVEN: Hayır!

EFEKT: (Yere atılan bardak sesi)

LEICHNOWSKY:(Hiddetli ve şaşkın) Hayır da ne demek?

BEETHOVEN: Çalmayacağım.

LEICHNOWSKY:(Öfkeli) Eğer Misafirlerimin huzurunda çalmazsan, savaş esiri olarak şatoda hapsedileceksin!

BEETHOVEN: Çalmayacağım. Prens! Sen bugünkü halini doğuşuna ve talihine borçlusun Ben ise, kendi kendimi yetiştirdim. Bugüne kadar binlerce prens yaşadı ve daha binlercesi de yaşayacak. Fakat yeryüzünde bir tek Beethoven var.

EFEKT: (Uzaklaşan ayak sesleri ve kapı çarpma sesi)

Bazı kaynaklar, Prens Karl Leichnowsky'in "Misafirlerimin huzurunda çalmazsan, savaş esiri olarak şatoda hapsedileceksin!" demesinin ardından Beethoven'in arkasını dönüp gittiğini, yağmur altında yürüyerek bir kasabaya geldiğini ve burada araba beklerken prense bir mektup yazdığını, mektubunda Napolyon'a duyduğu öfkeyi anlattığını, mektubunu "Prens! Sen bugünkü halini doğuşuna ve talihine borçlusun Ben ise, kendi kendimi yetiştirdim. Bugüne kadar binlerce prens yaşadı ve daha binlercesi de yaşayacak. Fakat yeryüzünde bir tek Beethoven var." sözleriyle bitirdiğini anlatır.

Rabia TAŞALTI





Atölye Hakkında | Özgeçmişler | Fotoğraf | Video | Yazılar | Basında | Etkinlik&Duyurular | İletişim

Teşvikiye mh. Şakayık sk. Nil Apt. No:55 Da:1 Nişantaşı - İstanbul
Telefon: (0 536) 475 25 71