Bir Öyküdür Müzik



Dinlediğimiz bir parça bizi hüzünlendirir. Durgun suya benzeriz bir anda. Sessiz, sakin... Bir başkası coşturur, içi içine sığmaz insanın. Müzik eşliğinde dans ederiz, yemek yeriz. Törenler, kutlamalar, oyunlar. Hepsi müzik eşliğinde... Bazen hüzündür, duyduğumuz ezginin bizde bıraktığı. Bazen neşe, gurur... Bazen de öfke... Öyleyse, duyguların tasviri diyebilir miyiz müziğe? Bir yanı eksik kalırdı o zaman: Bir öyküdür müzik. Öykünün porteye yansıması.

Hiç, dinlediğiniz bir eserin besteleniş öyküsünü merak ettiğiniz oldu mu? Ne zaman, nasıl ve kim için bestelediğini düşündüğünüz? Besteci eserini yazarken neredeydi? Nasıl bir ruh halinde olabilirdi? Merak ettiniz mi hiç? Elbette bu soruların cevapları, kitaplarda okuduklarımızla sınırlı... Günümüze, değişik şekillerde aktarılarak ulaşmış hikâyelerin pek çoğu. Farklı kitaplarda, farklı şekilde anlatıldığını görürüz. Bilirsiniz, hikâyeler ve efsaneler zaman içinde değişir. Kulaktan kulağa aktarıldıkça başkalaşır. Bu yüzden, olayların geçtiği mekânı, diyalogların tamamını, hikâyenin kahramanlarının ne giydiğini, ne yediğini, birbirleriyle nasıl konuştuğunu bilmemiz neredeyse imkânsız. Ancak, hayal gücümüzü kullanarak ve yazılanlardan, anlatılanlardan yola çıkarak hazırladığımız, eserlerin besteleniş öykülerini sizlere sunuyoruz...

Rabia TAŞALTI





Atölye Hakkında | Özgeçmişler | Fotoğraf | Video | Yazılar | Basında | Etkinlik&Duyurular | İletişim

Teşvikiye mh. Şakayık sk. Nil Apt. No:55 Da:1 Nişantaşı - İstanbul
Telefon: (0 536) 475 25 71