Ay Işığında Öyküler - 02

Ludwig van Beethoven - 2. Bölüm

Pek çok hikâye var Beethoven hakkında. Yaşadığı öne sürülen, kitaplarda yer alan. Bu hikâyelerin bir kısmı, bu yazı dizisinde de yer alacak. Geçen bölümde yazdığım, Alman şair Goethe ile çıktığı kır gezisinin hikâyesi ve bundan sonra yazacağım başka hikâyeler... Bunlara inanıp inanmamak size kalmış. Ancak, gerçek bir efsane haline gelmiş bestecinin yarattığı büyülü havaya dikkat etmenizi öneririm.

Ludwig van Beethoven'in "Ay Işığı" başlıklı Sonatını bilirsiniz. Bu sonat, belki de Beethoven'in en bilinen ve hakkında en fazla hikâye anlatılan eserlerinden biridir.

Kesin olmayan bir bilgi, sonatın gözleri görmeyen küçük bir kız için bestelendiğidir. Anlatılanlara göre Beethoven, piyano çalan küçük kıza "Benden bir şey ister misin?" diye sorar. Beethoven, küçük kızın ve annesinin maddi bir şeyler isteyeceğini beklerken: Küçük kız "Ben hiç ay ışığını görmedim. Bana ay ışığını anlatır mısınız Maestro?" der. Bunun üzerine besteci, ay ışığını bu sonatla anlatır küçük kıza...

Yazılı pek çok kaynağa göre ise bu sonat, Beethoven'in öğrencisi Guilietta Guicciardi için bestelenmiştir. Beethoven, 1801 yılında yakın arkadaşı Franz Wegeler'e yazdığı bir mektupta, Giulietta Guicciardi ile tanıştığını, kendisinden piyano dersi almaya başladığını, kısa zamanda Ona âşık olduğunu ve Onun için bir piyano sonatı bestelediğini yazar. Bahsi geçen eser, Ay Işığı Sonatıdır. Beethoven, aşkını Wegeler'e içtenlikle anlatır. Fakat kaprisli ve egoist bir insan olan Giulietta, 1803 yılında Kont Gallemberg ile evlenir. Bu evlilik, Giulietta'nın Beethoven'a verdiği acıların en büyüğüdür.

Eserin hikâyesi iki farklı şekilde anlatılır. Gerçekliği yazılı kaynaklarla desteklenen hikâye ikincisidir, Fakat birincisi her zaman bana daha dokunaklı ve daha gerçek gelir nedense.

Beethoven'in bu sonatla ilgili söylediği bir sözü, kompozitör bir arkadaşımla konudan konuya atladığımız bir sohbette duymuş ve çok etkilenmiştim: "Ben bu sonatı erkeklerin çalması için besteledim." Beethoven bu sözü, sonatı uzun süre çalışmasına rağmen çalamayan bir öğrencisine söylemiş. Hangi kaynaktan öğrendiğini sordum arkadaşıma. Hatırlayamadı. Belki öğretmenlerinden birinden duydu ve aklında kaldı. Ya da okuduğu yüzlerce kitaptan birinde yazıyordu...

Sonra Beethoven'in verdiği piyano dersini düşündüm. Aristokrat bir aileye ait, 18. yüzyılın tüm görkemini yansıtan bir evin, yüksek tavanlı odasındaki konsol piyanonun başında, haftalar önce "Ben, Ay Işığı sonatını çalmak istiyorum!" diye tutturmuş kumral lüle saçlı, küçük elleri olan bir genç kız... Sandalyede oturan, saçları topuz, oldukça şişman vücudunu saran yeşil renkte, yakası beyaz dantelli bir elbisenin içinde, elinde yelpazesi ile dersi izleyen kızın annesi. Ve mağrur besteci, bu kez sert bir öğretmen rolü ile pencereden dışarı bakıyor öğrencisini dinlerken. Genç kızın, 1. Bölümü defalarca baştan aldıktan sonra, ellerini kızgınlıkla tuşların üzerine vurması ve hemen ardından annenin serzeniş dolu cümlesi: "Olmuyor yine. Maestro söyler misiniz lütfen, kızım neden hala bu sonatı çalamıyor! Çok uzun süredir çalışıyor. Şimdiye kadar çalıyor olmalıydı." Buna verilecek en iyi yanıt hiddetle söylenen "Ben, bu sonatı erkeklerin çalması için besteledim Madam!" Cümlesi olabilirdi ancak Beethoven'in hiddetinin ve öfkesinin nedeni, genç kız ile annesinin tavırları mı? Yoksa Onu terk eden Guilietta mı? Veya her ikisi... Bunu bilemeyiz. Sonatı, erkeklerin çalması için bestelediği söylemine gelince; Bir kadın için bestelenmiş eserin, bir erkek tarafından çalınmasından daha doğal ne olabilir ki!

Hazırlayan: Rabia TAŞALTI





Atölye Hakkında | Özgeçmişler | Fotoğraf | Video | Yazılar | Basında | Etkinlik&Duyurular | İletişim

Teşvikiye mh. Şakayık sk. Nil Apt. No:55 Da:1 Nişantaşı - İstanbul
Telefon: (0 536) 475 25 71