Viyana Öyküleri - 09

Wolfgang Amadeus Mozart – 4. Bölüm

Wolfgang Amadeus Mozart - “Figaro’nun Düğünü” başlıklı yazının 2. bölümüdür.

Aleyhindeki tüm entrikalara rağmen, Mayıs 1786’da sahnelenen opera hakkında Susanna Thomson şu sözleri yazar: “Mozart’ın, Beaumarchais’in oyunundaki politik imaların bilincinde olduğuna ve cesaretinin elverdiği kadarıyla oyunun anlamını sergilediğine kuşku olamaz. Mozart’ın başpiskopos’a duyduğu tüm nefret ve isyan duygularına Figaro’da rastlanır. Ama 1781’de öfkesi öncelikle bir tek isyana yönelikken, 1786’ya gelindiğinde çağının toplumsal çatışmalarının içyüzünü daha derinlemesine kavrayacak görüşe sahip olur. Figaro’nun Kont’u kınaması, tüm feodal aristokrasiye yönelik bir saldırıdır.”

Thomson’un sözünü ettiği saldırı, eserin 4. Perdesinde Figaro’nun aryasında sonra Kont’a karşı söylediği “Gitmeyeceksin! Gitmeyeceksin işte!” sözleri ile biten recitatifte, Figaro’nun bir saraylı rolü oynayarak efendisini oyuna getirmesinde ve “Dans edebilirsiniz ama ezgiyi gitarımla ben çalacağım, benim küçük Kont beyim” sözlerinde açıkça görülür. Hatta Napolyon bunu eyleme geçmiş devrim olarak tanımlar.

Viyana’da sadece 4 kez sahnelenen opera, aynı yılın sonbaharında Prag’da sahnelendiğinde büyük bir coşkuyla karşılanır. Mozart, !786 yılının Aralık ayında ziyaret ettiği Prag’dan, arkadaşı Gottfried von Jacquin’e yazdığı mektupta şunları yazar: “Burada Figaro’dan başka hiçbir şey konuşulmuyor. Oynanan, söylenen tek opera Figaro. Başka hiçbiri Onun kadar ilgi çekmiyor. Başka hiç ama hiçbir şey yok. Bir tek Figaro var.” (Anderson, s. 903 )

Figaro’nun Prag’da bu kadar beğenilmesinde, kentin kültür düzeyinin yüksek olması, politik yerginin değerinin takdir edilebilmesi gibi etkenler önemli rol oynar. Bununla birlikte, anti feodal düşüncenin merkezi oluşu eserin takdir edilmesindeki en büyük etkendir belki de. Ayrıca Mozart’ın Prag’daki arkadaşlarının çoğu da Mozart gibi masondu. Prag’daki etkinliklerin başlıca merkezi olan locanın toplantıların birinde şu sözleri söyler:

Yıl 1787: “Buradaki önce gelen hanımlardan birkaçının, özellikle çok yüksek mevkili, çok güçlü bir hanım operayı çok gülünç, çok münasebetsiz bulmuş. Prenses’i Figaro’nun Düğünü’nde neyin eğlendirdiğini Tanrı bilir!”

Opera hakkında olumsuz düşünceleri olan ve bunları açıkça söyleyenler düzenin eleştirilmesinden hoşnut olmayanlardı elbet. Yukarıda geçen sözlerin sahibi de bu tertipçilerden biri. Hatta bu kişi bir gece operanın sahnelenmesini yasaklanmasına neden olur. Yasaklandığı gece kadın locasından “Yendim” diye bağırdığı da söylenir. Fakat o çok soylu kadın, kısa bir süre sonra yenildiğini göreceğini düşünebilir miydi?

Bu durumu Mozart arkadaşı Jacquin’e yazdığı bir mektupta şöyle anlatır:

“Tertipçi başı hanım, ikna edici dili sayesinde işi o raddeye getirdi ki, Hükümet emprezaryonu o gece operanın sahnelenmesini yasakladı. Kadın böylece muradına ermiş oldu! Bir gece locasında “Ho vinto” (Yendim) diye bağırdı. Herhalde durumun “Sono vinto” (Yenildim) biçiminde değişeceği hiç aklından geçmemişti. Ertesi gün Le Noble (Soylu Kadın) arzı endam ettiğinde, yeni opera sahnelenmezse, Figaro’nun sahnelenmesini söyleyen bir emir tutuyordu elinde! Dostum, hele bu hanımın o muhteşem ve yakışıklı burnunu bir görmeliydiniz! Sizi de benim kadar eğlendirirdi.”


Rabia TAŞALTI





Atölye Hakkında | Özgeçmişler | Fotoğraf | Video | Yazılar | Basında | Etkinlik&Duyurular | İletişim

Teşvikiye mh. Şakayık sk. Nil Apt. No:55 Da:1 Nişantaşı - İstanbul
Telefon: (0 536) 475 25 71